ERCÜMENT KILIÇ LOBİCİLİK ÇALIŞMALARI

 
   
BEN CHANDLER KENTUCKY MİLLETVEKİLİ PAUL GILMORE, OHIO MİLLETVEKİLİ

 
 

"KİMSE BANA SORMADI Kİ"


Yeri gelir Amerikan Kongresi, paraşı peşin ödenmiş olmasına ramen Türkiye'ye, satın aldığı helikopterleri teslim etmez. Yeri gelir Türkiye'ye kotalar uygular. Amerika'nin meşhur bir ticari listesi vardır: "Amerika'nin En Değerli Ticaret Ortakları". Bu listede Amerika'nin son 50 yıllık düşmanı Kızıl Çin vardır, Amerika'nin son 50 yıllık dostu Türkiye bu listede değildir.

Şunu kesinlikle söyleyebilirim ki sokaktaki normal Amerikalı vatandaşın Türkiye'ye karşı hiç bir nefreti yoktur. Aslına bakarsanız, bunca yıldır, Amerika'nin 50 eyaletinin 50sini de gezmiş, Amerikalı'ların evlerinde kalmış, onları yakından tanımış biri olarak yine aynı netlikle söyleyebilirim ki normal Amerikalı sevimli, misafirperver, cömert ve insancıldır.

Bir de, benim "anormal olarak nitelendiridiğim Amerika'li var. Bunlar, ya etnik geçmişi itibari ile zaten çocukluklarında nefretle beslenmiş, ya da hitab ettikleri kitle bu insanlar olduğu için Türk aleyhtarlığını ya ticarete ya da şeçmen oyuna satmak zorunda olan kişilerdir.

O halde, yanı aleyhtarlarımız bu kadar azınlıkta iken neden Türk Amerikan ilişkileri neden yukarıda bahsettiğim dar boğazlardan geçer ve bizi üzer? Çünkü, Amerika'da olay başka hıç bir yerde değil Amerikan Kongre'sinde biter. Amerikan kongresinin ne iş yaptığını anlamadan Amerikan milletine darılmak tarafımızdan yapılmış bir haksızlıktır.

Temsilciler Meclisı'ndeki (kongre) Yunan dostluk gurubunda 190 milletvekili vardır. Ermeni gurubunda da 130. Yani, Türkiye ile ilgili bir konu gündeme geldiğinde bu iki gurup ele ele verir ve olay bitmiştir, çoğunluk onlarındır. Bunda sokaktaki Amerika'linin günahı yoktur.
 
   
NEW JERS MİLLETVEKİLİ RUSH HOLT NEW JERSEY MİLLETVEKİLİ BİLL PASCRELL
 

 


Bu denklemi değiştirmenin tek yolu kongredeki denklemi değiştirmektir. Bu yolda bir çok çabalar sarfedilmektedir. Başka kurumların da yanında, TC Devletinin her yıl 2 milyon 6 yüz bin dolar ödediği profesyonel lobi şirketi de uğraşı göstermektedir. Tabii biz amatör dernekçiler, sade vatandaşlar da bu çabayı üstlenmişizdir, hem de para almadan, sırf vatanımızı milletimizi sevdiğimiz için, kendi cebimizden büyük paralar harcayarak, rizkımızdan keserek.

Geçtiğimiz 2004 yılı içinde birçok Kongre üyesinin kapısını aşindirdim. Bunlardan ikisi Türk Dostluk Gurubuna, sırf ben sormuş olduğum için girmeye evet dediler.

Uzun uğraşıdan sonra randevu alıp Demokrat Parti üyesi Kentucky eyaleti milletvekili Ben Chandler'i de ofisinde ziyaret ettim. Kapıda çok sıcak bir şekilde karşıladı beni.

Kendimi takdim ettim. Bir kartvizitimi verdim, ve organizasyonumu anlattım. Amerikan Türk ilişkilerinin geldiği yerden endişemden, geçmiş uzun Türk Amerikan dostluğundan, ve bir çok başka konulardan bahsettikten sonra söze girdi ve şunları söyledi:

"Ben lisedeyken Türkiye'ye gittim bilir miydin? .

Çok sevdim.

Annem oradan daha yeni döndü!

Atatürk'u çok taktir ederim.

Olağanüstü güzel bir ülken ve milletin var."

Ondan sonra durdu durdu, "Ercüment, (Amerika'lılar yeni tanıştıkları insanlara bile ilk isimleri ile hitab ederler) ne yapabilirim senin için, nasıl yardımcı olabilirim Türk dostlarıma, benden ne istiyorsun, neden buradasın?" dedi. Sanki "Dile benden ne dilersen" der gibiydi Chandler.

Haddime miydi bilmiyordum o anda; bu işi yapan profesyoneller var, devlet adamları var, küçümsenmekten de korktum içimden ama o anda aklıma gelen ilk şeyi söyledim: "Türk Dostluk Gurubuna üye olur musunuz?"

"No problem, yaz beni listeye" demesi ile şaşırdım kaldim. Bu iş bu kadar kolay mıydı? Politikacı ne de olsa; yarın sözünü unutabillir diye düşündüm. Aradan bir kaç dakika geçtikten sonra yine girdim konuya ,"Efendim evet dediniz de.. peki şimdi ne olacak? Biz mi size yazı yazalim, yoksa siz mı Türk Dostluk Gurubu Başkanı Robert Wexler'i ararsınız?

"Bunda şüphe edilecek ne var" dedi ve yardımcısına dondu "Hemen Wexler'i arayın, yazdırın adımı !"

Teşekkür ettim, duygulandim. Aslında nasıl teşekkür edeceğimi de şaşırdım. Yanaklarından mı öpsem, sarılsam mı adama? Ayrılırken bir resim çektirmek istedim. Pek Amerikalı'lar yapmaz, geldi bana sarıldı. ( Üst sol baştaki resim )
 

 

FRANK WOLF, VIRGINIA MİLLETVEKİLİ


Ayrılırken kendimi tutamadım, ‘’ Siz bu kadar Türkiye'yi seviyorsunuz, tanıyorsunuz, taktir ediyorsunuz.... Madem öyle, neden şimdiye kadar Türk dostluk gurubuna katılmayı düşünmediniz?"

Ve beni hem içten içe kızdıran, hem de üzen şu kelimeleri söyledi " Kimse bana sormadı ki!"

Sevgili kardeşlerim, bu olay kelimesi kelimesine Washington'da iki kez yaşandı. İkinci milletvekili, Cumhuriyetçi Ohio Milletvekili Paul Gilmor da bana " Kimse bana sormadı ki" deyip Türk Dostluk Gurubuna katılmayı, gözlerimi yaşartarak kabul ettiğinde yanımda iki de şahitim vardı: Birisi asistanım Terken Hacaloğlu, ikincisi de Irak Türkmen Halk Cephesi Washington Temsilcisi Orhan Ketene!

2004'de iki milletvekilini bu şekilde kazandık. Tabii ki maddiyatla ölçülmez ama Türkiye Cumhuriyeti'ne yüz binlerce dolar tasarruf ettirdiğımızı, kazardırdığımızı düşünüyorum.

Bu konu ile ilgili yorumumu, Türk lobiciliğinin dramını ve dünyanın en kolay işlerinin özellikle ehil ellerde şimdiye kadar nasıl boşverildiğını yazmakta olduğum bir kitapda derlemekteyim.
 

 

Türk Dostluk Gurubu Başkanı Robert Wexler'in Ercüment Kılıç'a Mektubunun Türkçesi

 

26 Temmuz 2004

Ercüment Kılıç
Başkan
Türk-Amerikan Dernekleri Asamblesi

Sayın Kılıç:

Size ve Türk Amerikan Dernekleri Asamblesi (ATAA) üyelerine Kongre’deki Türk Dostluk Grubu’na yakın zamanda göstermiş olduğunuz olağanüstü yardımlarınız için teşekkür etmek istiyorum. Sizin liderliğinizde ATAA Amerika-Türkiye ilişkilerini güçlendirmek için yılmadan çalışmaktadır; ve size ve organizasyonunuza iki ülke arasındaki kuvvetli bağların sürdürülmesi için gösterdiğiniz çabalar için müteşekkiriz.

ATAA Amerikan Kongresi üyelerini Amerika-Türkiye tarihi ilişkileri üzerine eğitmekte de çok başarılı olmuştur. İki ülke arasındaki ilişki, sizin de bildiğiniz gibi Kore Savaşı’ndan Afganistan’ı Özgürlüğe Kavuşturma Operasyonu’na kadar son 50 yıl içinde daha da derinleşmiştir. ATAA, Washington ve Ankara arasındaki stratejik işbirliğinin devam ettirilmesinde çok önemli bir rol oynamıştır. Sizin sayenizde Türkiye, Amerika ile en değerli stratejik ortaklarımız ve dostlarımızdan biri olarak omuz omuza durmuştur.

ATAA’yı aynı zamanda Kongre üyelerini Türk Dostluk Grubu’na katılmalarına ikna ettiği için de kutluyorum. Dostluk Grubu’nun bugün Amerika-Türkiye ilişkilerini daha da geliştirmeye kararlı olan 60 üyesi vardır, ve sizin çabalarınız sayesinde bu grubun verimliliği daha da artmıştır.

Sayın Kılıç, sizinle ve ATAA ile Amerika’nin ittifakı olan Türkiye’nin istikrar, zenginlik ve işbirliği oluşturmadaki çaba ve rolüne devam etmesi yolunda çalışmaktan onur duyuyorum. Türkiye’nin Amerika’da ATAA üyelerinden daha iyi temsilcileri yoktur; ve sizinle bu başarıları ilerletmek ve Amerika-Türkiye ilişkilerini yeni bir düzeye çıkarmak için çalışmaya kararlıyım.

Saygılarımla,

Robert Wexler