|
Yeri gelir Amerikan Kongresi, paraşı peşin ödenmiş
olmasına ramen Türkiye'ye, satın aldığı helikopterleri
teslim etmez. Yeri gelir Türkiye'ye kotalar uygular.
Amerika'nin meşhur bir ticari listesi vardır: "Amerika'nin
En Değerli Ticaret Ortakları". Bu listede Amerika'nin
son 50 yıllık düşmanı Kızıl Çin vardır, Amerika'nin son
50 yıllık dostu Türkiye bu listede değildir.
Şunu kesinlikle söyleyebilirim ki sokaktaki normal
Amerikalı vatandaşın Türkiye'ye karşı hiç bir nefreti
yoktur. Aslına bakarsanız, bunca yıldır, Amerika'nin 50
eyaletinin 50sini de gezmiş, Amerikalı'ların evlerinde
kalmış, onları yakından tanımış biri olarak yine aynı
netlikle söyleyebilirim ki normal Amerikalı sevimli,
misafirperver, cömert ve insancıldır.
Bir de, benim "anormal olarak nitelendiridiğim
Amerika'li var. Bunlar, ya etnik geçmişi itibari ile
zaten çocukluklarında nefretle beslenmiş, ya da hitab
ettikleri kitle bu insanlar olduğu için Türk
aleyhtarlığını ya ticarete ya da şeçmen oyuna satmak
zorunda olan kişilerdir.
O halde, yanı aleyhtarlarımız bu kadar azınlıkta iken
neden Türk Amerikan ilişkileri neden yukarıda
bahsettiğim dar boğazlardan geçer ve bizi üzer? Çünkü,
Amerika'da olay başka hıç bir yerde değil Amerikan
Kongre'sinde biter. Amerikan kongresinin ne iş yaptığını
anlamadan Amerikan milletine darılmak tarafımızdan
yapılmış bir haksızlıktır.
Temsilciler Meclisı'ndeki (kongre) Yunan dostluk
gurubunda 190 milletvekili vardır. Ermeni gurubunda da
130. Yani, Türkiye ile ilgili bir konu gündeme
geldiğinde bu iki gurup ele ele verir ve olay bitmiştir,
çoğunluk onlarındır. Bunda sokaktaki Amerika'linin
günahı yoktur.
 |
 |
| |
|
|
NEW JERS
MİLLETVEKİLİ RUSH HOLT |
NEW JERSEY MİLLETVEKİLİ BİLL
PASCRELL |
|
| |
|
|
Bu denklemi değiştirmenin tek yolu kongredeki denklemi
değiştirmektir. Bu yolda bir çok çabalar
sarfedilmektedir. Başka kurumların da yanında, TC
Devletinin her yıl 2 milyon 6 yüz bin dolar ödediği
profesyonel lobi şirketi de uğraşı göstermektedir. Tabii
biz amatör dernekçiler, sade vatandaşlar da bu çabayı
üstlenmişizdir, hem de para almadan, sırf vatanımızı
milletimizi sevdiğimiz için, kendi cebimizden büyük
paralar harcayarak, rizkımızdan keserek.
Geçtiğimiz 2004 yılı içinde birçok Kongre üyesinin
kapısını aşindirdim. Bunlardan ikisi Türk Dostluk
Gurubuna, sırf ben sormuş olduğum için girmeye evet
dediler.
Uzun uğraşıdan sonra randevu alıp Demokrat Parti üyesi
Kentucky eyaleti milletvekili Ben Chandler'i de ofisinde
ziyaret ettim. Kapıda çok sıcak bir şekilde karşıladı
beni.
Kendimi takdim ettim. Bir kartvizitimi verdim, ve
organizasyonumu anlattım. Amerikan Türk ilişkilerinin
geldiği yerden endişemden, geçmiş uzun Türk Amerikan
dostluğundan, ve bir çok başka konulardan bahsettikten
sonra söze girdi ve şunları söyledi:
"Ben lisedeyken Türkiye'ye gittim bilir miydin? .
Çok sevdim.
Annem oradan daha yeni döndü!
Atatürk'u çok taktir ederim.
Olağanüstü güzel bir ülken ve milletin var."
Ondan sonra durdu durdu, "Ercüment, (Amerika'lılar yeni
tanıştıkları insanlara bile ilk isimleri ile hitab
ederler) ne yapabilirim senin için, nasıl yardımcı
olabilirim Türk dostlarıma, benden ne istiyorsun, neden
buradasın?" dedi. Sanki "Dile benden ne dilersen" der
gibiydi Chandler.
Haddime miydi bilmiyordum o anda; bu işi yapan
profesyoneller var, devlet adamları var, küçümsenmekten
de korktum içimden ama o anda aklıma gelen ilk şeyi
söyledim: "Türk Dostluk Gurubuna üye olur musunuz?"
"No problem, yaz beni listeye" demesi ile şaşırdım
kaldim. Bu iş bu kadar kolay mıydı? Politikacı ne de
olsa; yarın sözünü unutabillir diye düşündüm. Aradan bir
kaç dakika geçtikten sonra yine girdim konuya ,"Efendim
evet dediniz de.. peki şimdi ne olacak? Biz mi size yazı
yazalim, yoksa siz mı Türk Dostluk Gurubu Başkanı Robert
Wexler'i ararsınız?
"Bunda şüphe edilecek ne var" dedi ve yardımcısına dondu
"Hemen Wexler'i arayın, yazdırın adımı !"
Teşekkür ettim, duygulandim. Aslında nasıl teşekkür
edeceğimi de şaşırdım. Yanaklarından mı öpsem, sarılsam
mı adama? Ayrılırken bir resim çektirmek istedim. Pek
Amerikalı'lar yapmaz, geldi bana sarıldı.
( Üst sol baştaki resim )
|
 |
| |
|
FRANK WOLF, VIRGINIA
MİLLETVEKİLİ |
Ayrılırken kendimi tutamadım, ‘’ Siz bu kadar Türkiye'yi
seviyorsunuz, tanıyorsunuz, taktir ediyorsunuz.... Madem
öyle, neden şimdiye kadar Türk dostluk gurubuna
katılmayı düşünmediniz?"
Ve beni hem içten içe kızdıran, hem de üzen şu
kelimeleri söyledi " Kimse bana sormadı ki!"
Sevgili kardeşlerim, bu olay kelimesi kelimesine
Washington'da iki kez yaşandı. İkinci milletvekili,
Cumhuriyetçi Ohio Milletvekili Paul Gilmor da bana "
Kimse bana sormadı ki" deyip Türk Dostluk Gurubuna
katılmayı, gözlerimi yaşartarak kabul ettiğinde yanımda
iki de şahitim vardı: Birisi asistanım Terken Hacaloğlu,
ikincisi de Irak Türkmen Halk Cephesi Washington
Temsilcisi Orhan Ketene!
2004'de iki milletvekilini bu şekilde kazandık. Tabii ki
maddiyatla ölçülmez ama Türkiye Cumhuriyeti'ne yüz
binlerce dolar tasarruf ettirdiğımızı, kazardırdığımızı
düşünüyorum.
Bu konu ile ilgili yorumumu, Türk lobiciliğinin dramını
ve dünyanın en kolay işlerinin özellikle ehil ellerde
şimdiye kadar nasıl boşverildiğını yazmakta olduğum bir
kitapda derlemekteyim.
|
 |
|
|
|
Türk Dostluk Gurubu Başkanı Robert
Wexler'in Ercüment Kılıç'a Mektubunun Türkçesi
|
|
|
|
26 Temmuz 2004
Ercüment Kılıç
Başkan
Türk-Amerikan Dernekleri Asamblesi
Sayın Kılıç:
Size ve Türk Amerikan Dernekleri Asamblesi (ATAA)
üyelerine Kongre’deki Türk Dostluk Grubu’na yakın
zamanda göstermiş olduğunuz olağanüstü yardımlarınız
için teşekkür etmek istiyorum. Sizin liderliğinizde
ATAA Amerika-Türkiye ilişkilerini güçlendirmek için
yılmadan çalışmaktadır; ve size ve organizasyonunuza
iki ülke arasındaki kuvvetli bağların sürdürülmesi
için gösterdiğiniz çabalar için müteşekkiriz.
ATAA Amerikan Kongresi üyelerini Amerika-Türkiye
tarihi ilişkileri üzerine eğitmekte de çok başarılı
olmuştur. İki ülke arasındaki ilişki, sizin de
bildiğiniz gibi Kore Savaşı’ndan Afganistan’ı
Özgürlüğe Kavuşturma Operasyonu’na kadar son 50 yıl
içinde daha da derinleşmiştir. ATAA, Washington ve
Ankara arasındaki stratejik işbirliğinin devam
ettirilmesinde çok önemli bir rol oynamıştır. Sizin
sayenizde Türkiye, Amerika ile en değerli stratejik
ortaklarımız ve dostlarımızdan biri olarak omuz
omuza durmuştur.
ATAA’yı aynı zamanda Kongre üyelerini Türk Dostluk
Grubu’na katılmalarına ikna ettiği için de
kutluyorum. Dostluk Grubu’nun bugün Amerika-Türkiye
ilişkilerini daha da geliştirmeye kararlı olan 60
üyesi vardır, ve sizin çabalarınız sayesinde bu
grubun verimliliği daha da artmıştır.
Sayın Kılıç, sizinle ve ATAA ile Amerika’nin
ittifakı olan Türkiye’nin istikrar, zenginlik ve
işbirliği oluşturmadaki çaba ve rolüne devam etmesi
yolunda çalışmaktan onur duyuyorum. Türkiye’nin
Amerika’da ATAA üyelerinden daha iyi temsilcileri
yoktur; ve sizinle bu başarıları ilerletmek ve
Amerika-Türkiye ilişkilerini yeni bir düzeye
çıkarmak için çalışmaya kararlıyım.
Saygılarımla,
Robert Wexler
|
|
|
|